Çocukla kişisel ilişki 4721 sayılı TMK’nın 182. maddesinde düzenlenmiş olup velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesi kurumudur.
Aile Mahkemesi boşanma veya ayrılığa karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan ilişkilerini düzenler.
Bilinenin aksine çocukla kişisel ilişki kurulması davası evlilik birliğinin devamı sırasında da açılabilir.
Kişisel ilişkinin çocukların eğitim, sağlık, ahlaki, sosyal ve kültürel durumlarını engellemeyecek şekilde düzenlemesi gerekir.
Kurulmuş olan kişisel ilişkinin ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni durumların ortaya çıkması halinde hakim resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Taraflar kişisel ilişki ile ilgili Aile Mahkemelerinden;
Kişisel ilişki kurulması davası,
Kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası,
Kişisel ilişkinin genişletilmesi davası,
Kişisel ilişkinin azaltılması davası,
Kişisel ilişkinin kaldırılması davası,
şeklinde olaya ve şartlara uygun dava açarak taleplerini ileri sürebilir.
Kanun koyucu bu davalar da; çocuğun güvenliğini, esenliğini ve yüksek menfaatini üstün tuttuğu için belli bir süre öngörmemiştir.
Kişisel ilişki davalarında mahkemece çocuk ile görüşme günleri takdir edilir. Ancak taraflar takdir edilen görüşme günlerine ek olarak çok daha geniş talepler de bulunabilirler.
Örneğin;
Çocuğun sağlığı ile ilgili önemli konularda yazılı olarak bilgi verilmesi,
Çocuğun okul toplantıları ve gösterileri konusunda diğer ebeveyne bilgi verilmesi,
Yaz tatilinde velayeti kendisinde bulunan ebeveynin şehir dışına veya yurt dışına çıkarken diğer ebeveyne adresini, telefonunu ve çocuk ile birlikte gidecekleri yer konusunda bilgi verilmesi,
Her bir ebeveynin çocuğa tıbbi müdahale gerektiren herhangi bir ciddi rahatsızlığı olduğunda diğer ebeveyne bilgi verilmesi,
Ebeveynlerden birinin ailesindeki özel günlerde birbirleriyle görüşerek şahsi ilişkiyi düzenleyebilmeleri,
Her iki ebeveynin de çocuk ile konuşurken anne-babası ile ilgili taraflar aleyhine konuşulmaması, çocuğun bulunduğu ortamların sorgulanmaması,
şeklinde geniş talepler de ileri sürülebilirler.
Boşanma veya ayrılık davalarında velayet, kişisel ilişki gibi uyuşmazlıklar çok hassas ve incelikle yürütülmesi gereken uyuşmazlıklardır. Bu sebeple kişisel ilişkiye yönelik açacağınız davalarda konusunda uzman bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye olunur.